Dava konusu taşınmaz üzerinde fiilî hâkimiyetin kime ait olduğuna ilişkin belirsizlik, taraflar arasında süregelen uyuşmazlığın temelini oluşturmakta olup, bu belirsizliğin giderilmesi için zilyetliğin tespiti zorunlu hâle gelmiştir. Zilyetlik, mülkiyetten bağımsız olarak hukuk düzeni tarafından korunan bir fiilî durumdur ve taşınmaz üzerindeki hâkimiyetin kime ait olduğunun açıkça belirlenmesi, ileride doğabilecek haksız müdahalelerin ve ihtilafların önlenmesi bakımından büyük önem taşır. Somut olayda davacı, taşınmazı uzun süredir aralıksız, çekişmesiz ve açık biçimde kullanmakta; bakım, gözetim ve tasarruf işlemlerini fiilen yerine getirmektedir. Buna karşılık davalı tarafından ileri sürülen iddia ve davranışlar, mevcut fiilî durumu tartışmalı hâle getirmiş ve yargısal bir tespit ihtiyacını doğurmuştur. Hukuk düzeni, fiilî hâkimiyetin belirsiz bırakılmasını değil, zilyetliğin korunması ve tespiti yoluyla toplumsal barışın sağlanmasını amaçlamaktadır. Zira zilyetliğin açıkça belirlenmemesi, kişilerin kendi haklarını güç kullanarak koruma yoluna başvurmasına zemin hazırlayabilecek niteliktedir. Mevcut durumda, fiilî hâkimiyetin davacıya ait olduğunun tespiti, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sona erdirilmesi ve hukuki güvenliğin tesis edilmesi bakımından zorunludur. Açıklanan nedenlerle, dava konusu taşınmaz üzerindeki zilyetliğin davacıya ait olduğunun tespiti talebiyle işbu davanın açılması gereği doğmuştur.
Zilyetliğin Tespiti Dava Dilekçesi Örneği
… ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE;
DAVACI : TC No:
ADRES :
VEKİLİ :
ADRES :
DAVALILAR :
ADRESİ :
KONU : Zilyetliğin tespiti istemimizi içerir dilekçemizin sunulmasından ibarettir.
DAVA DEĞERİ :
A Ç I K L A M A L A R I M I Z
1-) Müvekkilimiz, …. …. , … ili, … ilçesi, … Köyü … ada … parsel sayılı tarlasının yanında bulunan ve tapu kaydı bulunmayan taşınmazı … yıldır tarımsal faaliyetler için kullanmaktadır. …/ …/ … tarihinde yapılan kadastro tespitinde, müvekkilimizin tarımsal faaliyetler için kullanmakta olduğu taşınmaz, sehven … …. ve …. …. kişileri adına tescil edilmiştir.
2-) Zilyet olarak gözüken ve adlarına tescil yapılan bu kişilerin aslında zilyetlikleri bulunmadığı kendi ifadeleri ile de sabit durumdadır.
3-) Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde mahkemenizce gerçekleştirilecek keşif ve bilirkişi incelemesi ile Mahkemenizce uygun görülmesi halinde duruşmalar sırasında dinleteceğimiz tanık beyanları durumu tüm açıklığı ile izah edecektir.
3-) Yanlış yapılan tescilin iptali ve zilyetliğin tespiti için Mahkemenize başvurma zorunluluğu hasıl olmuştur.
HUKUKİ NEDENLER : 3402 S. K. m. 12, 4721 S. K. m. 981, 982, 983, 984, 6100 S. K. m. 240, 266, 288
HUKUKİ DELİLLER : 1. …/ …/ … kadastro tespit tutanağı 2. İfade tutanakları 3. Tanıkların isimleri ve adresleri ile tanıklık edecekleri konuları gösterir tanık listesi,
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, …/ …/ … tarihli kadastro tespitinin iptali ile müvekkil adına zilyetliğin tespitine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla bilvekale talep ederiz. …/…/…
EKLER :
Davacı Vekili
Av.
