Uyuşmazlığın kapsamı, ileri sürülen vakıaların niteliği ve dosyada mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde, yargılamanın basit yargılama usulü çerçevesinde yürütülmesinin hem hukuka hem de usul ekonomisi ilkesine uygun olduğu açıktır. Basit yargılama usulü, tarafların iddia ve savunmalarını yazılı beyanlarla ortaya koyabildiği, gereksiz usul işlemlerinden kaçınılarak yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmasını amaçlayan bir usuldür. Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık karmaşık bir hukuki inceleme veya kapsamlı delil toplama faaliyetini gerektirmemekte; mevcut belgeler ve beyanlar üzerinden yapılacak bir değerlendirme ile çözüme kavuşturulabilecek nitelik taşımaktadır. Bu bağlamda, yargılamanın uzatılmasına neden olabilecek usul işlemlerine başvurulması, adil yargılanma hakkına katkı sağlamayacağı gibi, taraflar açısından gereksiz zaman ve emek kaybına yol açacaktır. Tarafların iddia ve savunmaları açık, belirli ve anlaşılır olup, dosya kapsamı maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına elverişlidir. Hukuk düzeni, yargılamanın süratle ve etkin biçimde sonuçlandırılmasını temel bir ilke olarak benimsemekte; basit yargılama usulü de bu ilkenin somut bir yansımasını oluşturmaktadır. Açıklanan nedenlerle, basit yargılama usulü kapsamında beyanların sunulması zorunluluğu doğmuştur.
Basit Yargılama Usulü Beyan Dilekçesi Örneği
… ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE
DOSYA NO : …/… E.
MÜŞTEKİ :
VEKİLİ : Av.
SANIK :
MÜDAFİİ :
KONU : Basit yargılama usulüne beyanlarımızı içerir dilekçemizdir.
AÇIKLAMALAR :
1-) Mahkemenizin …/…/…. tarihli basit yargılama usulüne ilişkin ara kararı gereğince, tarafımıza tebliğ edilen dosya inceleme tutanağı ile tarafımıza verilen süre içinde sunduğumuz esasa ilişkin beyanlarımız aşağıdaki gibidir.
2-) Müvekkilimiz suç duyurusu dilekçemizde de açıkça belirtmiş olduğumuz gibi sanığın cinsel tacizine maruz kalmıştır. Sanığın müvekkilimizin aile dostu ve aynı zamanda komşuları da olması sebebiyle olay daha vahim bir durum arz etmektedir. Müvekkilimiz sanığa bir abi yakınlığı ve güveni duyarak yaklaşmış ve sanığın eylemine maruz kalmıştır.
3-) Sanık müdafii, …/…/… tarihli dilekçesinde yaşanan cinsel taciz suçunu inkar etme yoluna gitmiştir. Oysa müvekkilimizin bu durumu kendi kafasında yaratma ya da uydurma gibi bir durumu söz konusu olamaz. Olayın şoku ve korkusu içinde evine döndüğünde birlikte yaşadığı aile üyelerinin hareketlerinden şüphe duyarak üzerine gitmesi ve tabiri caizse ağzından laf almaya çalışmasıyla olay ortaya çıkmıştır.
4-) Yaşanan hadise sebebiyle müvekkilimizin psikolojisi de oldukça bozulmuş, kendi başına yalnız olarak sokağa çıkmaktan çekinir hale gelmiştir. Alınacak adli tıp kurumu raporu ile bu durum daha net olarak ortaya çıkacaktır.
5-) Yaşanan bu olay neticesinde sanık hiçbir şey olmamış gibi davranmaya ve müvekkilin evine bir şey bahane ederek ve komşu ve aile dostu olmalarına dayanarak girip çıkmaya devam etmiş ve müvekkilimiz onu her gördüğünde korku yaşayarak odasından çıkamayacak hale gelmiştir.
Sanık müdaafii esas hakkındaki savunmasında “müvekkilimizin herhangi bir kastı yoktur” şeklinde bir savunma yapmıştır. Oysa işlenen cinsel taciz suçunun sanığın iradesi ve kastı dışında işlenmesi mümkün değildir.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, suçun maddi ve manevi unsurları oluştuğundan, sanığın üzerine atılı bulunan suçtan cezalandırılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz. …/…/…
Müşteki Vekili
